Prof. Dr. Şükrü Ersoy İstanbul’da bu bölgeleri işaret etti, uyardı: Sağlam bile olsa yıkılabilir

AFAD’ın 5 ay önce İstanbul’un deprem riski taşıyan bölgelerine yönelik hazırladığı “Kırmızı Eylem” planına göre, kentte yüzden fazla semtte acilen depreme yönelik dönüşüm yapılması gerekiyor. Planda, cadde ve sokakların da acil müdahale ekiplerinin girişlerini engellemeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekilmiş.

Olası Büyük Marmara Depremi’nin İstanbul’da yol açacağı risklere yönelik endişe ve tartışmalar devam ederken, kent genelinde depreme ilişkin en önemli konuların başında eski yapıların dönüştürülmesi geliyor.

“BURALAR DAHA SAĞLAM”

CNN Türk Deprem Danışmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy da konuyla ilgili Meltem Bozbeyoğlu’na açıklamalarda bulundu. İlçe ilçe çarpıcı tespitler yapan Ersoy zemin ve yapı riskine dikkat çekti. İşte Ersoy’un açıklamaları;

Anadolu yakası genel olarak sağlam bir zemine sahip. Avrupa yakasında ise Haliç’ten itibaren kuzeye doğru olan ilçeler daha sağlam kayaçların olduğu yerler. İşte Sarıyer, Şişli, Beyoğlu, Eyüp ve en batıdaki Başakşehir ve Arnavutköy’ün bazı kısımları olmak üzere buralar daha sağlam. Nereye göre? Avrupa yakasının güney ilçelerine göre. Güney ilçeleri neresi? Fatih, Zeytinburnu, Bakırköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Avcılar, Esenyurt, Esenler, Güngören gibi ilçeler zeminleri biraz daha hassas. Bu riskli dediğimiz şey zemini riskli, yapısı riskli diye ayırmak gerekiyor.

“ÜSTÜNDEKİ BİNALAR SAĞLAM BİLE OLSA YIKILABİLİRLER”

Parsel bazında, mahalle bazında çok şeyler değişebilir. Mesela Maltepe tarafından bir sürü dolgu alan var. Kadıköy yakasında dereler var. Aynı şekilde Avrupa yakasında da dereler var. O dere yataklarının olduğu bölgeler en hassas yerler. Buralarda zemin sıvılaşabilir. Zeminde taşıma gücü kaybı olabilir. Üstündeki binalar sağlam olsa bile yıkılabilirler.

OTURANLAR ZEMİN ETÜDÜ ÇALIŞMASI MI YAPTIRMASI GEREKİYOR?

Her şey yasal görünebilir. Ama kaygılarımız, korkularımız var. Bu bakımdan yapılarımızı ‘Bir sonraki depreme hazır mı?’, ‘Yönetmelik bakımında hazır mı?’, ‘Proje bakımından hazır mı?’, ‘Zemin bakımından hazır mı?’ bir göstermekte fayda var.

VATANDAŞLAR TEDİRGİNLİKLERİNİ GİDERMEK İÇİN NASIL BİR YOL İZLEMEİ?

Öncelikle ilçe belediyelerine gidip mikrobölgelendirmede hangi alan içerisinde düşüyor. Yerleşime uygun alan mı, önlemli alan mı yoksa uygun olmayan bir alan üzerine mi yapıları var, öncelikle onları öğrenecekler. Daha sonra kim yapmışsa… Müteahhite de sorabilirler. Yapılarının oturma ruhsatı, izni var mı… Projeleri uygun mu… Bunları bir uzmana danışmaları gerekiyor. Zemin bakımında jeologlara, jeofizikçilerin yaptıkları çalışmalara bakmaları gerekiyor. Rapoları vardı.

ZEMİNİ KÖTÜ ÇIKTI, BİNA SAĞLAM… O ZAMAN NE OLACAK?

Zemini kötü çıktıysa eğer o kötü zemine ilişkin bir iyileştirme yoksa zeminde, bunun tedavileri var. Yoksa bina hasar görebilir. Çünkü Hatay, Maraş depremlerinde gördük ki bina çok sağlam olabilir ama zemine uygun iyileştirme yapılmadığı için yıkılan, devrilen binalar var. Dolayısıyla mutlaka yapıyla zeminin barışık olması gerek. Barışık olması demek ne demektir? Depremde sallandığı zaman zemine uygun bir birleştirme varsa zeminle birlikte hareket eder ve yıkılmaz, göçmen, insanlar ölmez.

HASARLI BİR BİNA, ZEMİNİ ÇOK SAĞLAM… TERS DURUM OLURSA NE OLUR?

‘Ben sağlam zeminde oturuyorum’, ‘Evin hiçbir önemi yok’ diye düşünüyorlarsa hata ediyorlar. En sağlam zeminde bile çürük bir yapı varsa yıkılabilir. Mesela gökdelenlerden bir örnek verelim. Esenyurt’ta yaptığınız bir gökdelenle Maslak’ta yaptığınız bir gökdelenin zemin açısından çok farklılığı var. Biri Maslak’ta daha uygun bir zemin üzerinde gökdelen yapmışınızdır. Ama Esenyurt’ta yaparken fevkalede bir özen göstermeniz zemine uygun iyileştirmeler yapmak zorundasınız.

‘”ÜÇ KAĞITÇI” DİYE TABİR EDECEĞİMİZ PEK ÇOK GRUP VAR’

O kadar gösterişli binalar yıkıldı ki üstelik gidin bakın yönetmeliğe uygun. Ama projede yazılanlar uygulamada belli ki yapılmamış. İstanbul’da da vatandaşın kaygısı o aslında. Evine güvenemiyor. Çünkü her şey yasal görünüyor. Yasal görünmesinin denetim eksikliği nedeniyle yapılmadığını biliyor. Uygulamada beton bilmem ne gözüküyor ama öyle değil. Proje bilmem ne gözüküyor ama iş yerinde alttan kolon kesmişler. Vatandaşlar bunu artık biliyor. Gözü açıldı, biliyor ve korkuyor, kaygı duyuyor. Çok haklı. Ama vatandaşın da şuna dikkat etmesi gerekiyor. Evlerini gösterirken şu anda piyasada ‘üç kağıtçı’ diye tabir edeceğimiz pek çok grup var. Vatandaşın parasını almak için evleri kontrol ediyormuş gibi yapıp, gerçekte iyi uzman olmayan insanlar var.

“MAALESEF BU KONUDA BİR AHALİ SÜZGEÇTEN GEÇMEMİŞİZ”

Denetim şart. Bundan sonra kiralanan ya da satılan evlerin sağlamlık raporu istenmesi gerekiyor. Bu da o binayı yapan müteahhitin veya kimse onların sorumluluğunda. Ben ev alıyorum, para veriyorum. Bana karşılığında bir şeyi garanti etmek zorundasın. Ya da kira kiralıyorum. İçine girip yaşayacağım, çocuğum var. Dolayısıyla bana garanti etmek zorundasın. Bunun istenmesi gerekiyor. Aynı arabadaki ruhsat gibi evlerinde belirli zamanlar içerisinde ruhsatının aranması gerekiyor. Çünkü başlangıçta yapıldı. Her şey düzenli, güzel. Aşağıdaki iş yeri senden habersiz kolonu kesti, kesiyorlar. Yani bir kaç yılda bir tekrarlanabilir sağlam olduğuna ilişkin raporlar almak gerekiyor. Bunların yapılması gerekiyor. Maalesef bu konuda bir ahlaki süzgeçten geçmemişiz. Çok ciddi sıkıntılar olabiliyor. Bir de emlak fiyatlarında fahiş artışlar var.

“KIRMIZI RİSKLİ ALANLAR ÜZERİNE DE UYGUN BİNALAR YAPILABİLİR”

Çürük dediğimiz zeminlerde de eğer iyi yapılmışsa, uygun yapılmışsa bir şey olmaz. Bütün İstanbul’u yeşil alana toplayacak halimiz yok. Kırmızı riskli alanlar üzerine de uygun binalar yapılabilir. İyileştirmeler yapıldığı zaman uygun binalar yapılabilir ve bir şey olmaz. O yüzden vatandaş o güvenceyi almak zorunda. Ev satın alırken ya da kiralarken evin o zemine uygun olup, bir zemin etüdü yapılmış mı, yapılmamış mı bunların araştırılması gerekiyor. Yoksa bütün İstanbul’u belli bir alana mı toplayacağız. Yok öyle bir şey. Türkiye’de benzer durumda olan pek çok yer var.

Rezerv alan belirlenirken Türkiye’de 1.5 milyon dönüşüm alan sağlanacak. Boş alanlara bakıyorlar. Şu sağlanmalı. Zemine uygun yapılar yapmak gerekiyor. Bina sağlam denmez. Zemin de uygun olacak ve barışacak

İLÇE İLÇE, MAHALLE MAHALLE DÖNÜŞÜMÜN UYGULANMASI GEREKEN YERLER

Öncelikli dönüşümün uygulanması gereken semtler ise ilçeler bazında şöyle sıralanıyor:

Maltepe: “Cevizli, Bağlarbaşı, Fındıklı, Girne, Esenkent, Gülsuyu, Aydınevler, Altayçeşme, Gülensu, Zümrütevler, Yalı, Çınar, Altıntepe, Feyzullah ve İdealtepe.”

Pendik: “Kavakpınar, Velibaba, Kaynarca ve Ahmet Yesevi.”

Sultanbeyli: “Hamidiye, Turgut Reis, Akşemseddin, Mimar Sinan, Mecidiye, Salgamlı Devlet Ormanı, Ahmet Yesevi, Abdurrahmangazi, Orhangazi, Yavuz Selim, Hasanpaşa, Adil, Mehmet Akif ve Teferruc Tepe Ormanı.”

Şişli: “Paşa ve Merkez.”

Tuzla: “Postane, Aydınlı, Şifa, Mimar Sinan, Yayla, İstasyon ve Aydıntepe.”

Zeytinburnu: “Maltepe, Seyitnizam, Beştelsiz, Sümer, Veliefendi, Veliefendi, Çırpıcı, Telsiz, Nuripaşa, Kazlıçeşme, Yeşiltepe, Merkez Efendi ve Gökalp.”

Adalar: “Heybeliada, Nizam, Maden, Kınalı ve Burgazada.”

Ataşehir: “İçerenköy.”

Avcılar: “Deniz Köşkler, Cihangir, Ambarlı, Merkez, Gümüşpala, Üniversite, Firüzköy, Mustafa Kemal Paşa ve Yeşilkent.”

Bağcılar: Yıldıztepe, Evren, Kirazlı, Demirkapı, Hürriyet, Fevzi Çakmak, Yenigün, Kazım Karabekir, Çınar, Yenimahalle, Bağlar, İnönü, Yavuz Selim, Merkez, Mahmutbey, Fatih, Barbaros, Göztepe, Kemalpaşa ve Sancaktepe.”

Bahçelievler: “Şirinevler, Zafer, Kocasinan, Soğanlı, Hürriyet, Yenibosna, Çobançeşme, Cumhuriyet ve Fevzi Çakmak.”

Bakırköy: “Osmaniye, Kartaltepe, Yeşilköy, Zeytinlik, Zuhuratbaba, Şenlikköy, Ataköy 3-4-11, Ataköy 7-8-9, Cevizlik, Yenimahalle ve Ataköy 2-5-6 mahalleri.”

Başakşehir: “Ziya Gökalp, Şahintepe ve Güvercintepe.”

Bayrampaşa: “Altıntepsi, Muratpaşa, Yenidoğan, İsmetpaşa, Terazidere, Ortamahalle, Yıldırım ve Kartaltepe.”

Beylikdüzü: “Barış, Yakuplu, Kavaklı, Marmara, Adnan Kahveci, Dereağzı, Cumhuriyet, Gürpınar, Büyükşehir ve Sahil.”

Beyoğlu: “Piyalepaşa, Piri Paşa, Kaptanpaşa, Fetih tepe, Keçeci Piri ve Hacıahmet.”

Büyükçekmece: “Batıköy, Fatih, Pınartepe, Güzelce, Atatürk ve Hürriyet.”

Esenler: “Fatih, Nine Hatun, Menderes, Kazım Karabekir, Tuna, Fevzi Çakmak, Oruç Reis ve Çifte Havuzlar.”

Esenyurt: “Atatürk, Örnek, Saadet dere, İnönü, Namık Kemal, Yenikent, Fatih, İnciryepe, Ardıçlı, Güzelyurt, Mehter Çeşme, Pınar, Talatpaşa ve Merkez mahalleri.”

Eyüpsultan: “Nişanca, Topcular, Düğmeciler, Defterdar, İslambey, Karadolap ve Güzeltepe.”

Fatih: “Mevlanakapı, Şehremini, Akşemseddin, Seyyid Ömer, Ayvansaray, Kocamustafapaşa, Derviş Ali, Yavuz Sultan Selim, Yedikule, Hırkai Şerif, Balat, İskenderpaşa, Topkapı, Silivri Kapı, Atıkalı, Molla Gürani, Sümbül Efebdi, Ali Kuşcu, Haseki Sultan, Zeyrek, Karagümrük, Cerrahpaşa, Aksaray, Cibali ve Emin Sinan.”

Gaziosmanpaşa: “Merkez, Sarıgöl ve Yıldız Tabya.”

Güngören: “Merkez, Güneştepe, Mareşal Çakmak, A.Nafiz Gürman, Haznedar, Genç Osman, Akıncılar, Sanayi, Mehmet Nesih İzmen, Güven ve Tozkoparan.”

Kağıthane: “Talatpaşa, Merkez ve Gürsel mahalleleri.”

Kartal: “Hürriyet, Karlıktepe, Orhantepe, Atalar, Esentepe Petrol İş ve Cevizli.”

Küçükçekmece: “Kanarya, Cumhuriyet, Cennet, İnönü, Yeşilova, Gültepe, Fevzi çakmak, Halkalı, İstasyon, Yenimahalle, Söğütlüçeşme, Kartaltepe, Sultan Murat, Fatih, Kemalpaşa ve Atakent.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir